24 Haziran 2015

BİOİZMİR, TÜRKİYE’NİN SAĞLIK TEKNOLOJİLERİ KONUSUNDA KALKINMASINA DESTEK OLACAK

İzmir Kalkınma Ajansı mali desteği, Dokuz Eylül Üniversitesi ve DEPARK-Dokuz Eylül Teknoloji Geliştirme A.Ş. ortaklığı ile hayata geçirilen   “İzmir Sağlık Teknolojileri Geliştirici Ve Hızlandırıcısı Bioizmir Güdümlü Projesi” İzmir Valisi ve İZKA Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Mustafa Toprak ve Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Sayın Mehmet Füzün tarafından imzalandı.


İzmir Sağlık Teknolojileri Geliştirici ve Hızlandırıcısı (Bioİzmir), laboratuvardan yatak kenarına diye adlandırılan zincirde önemli unsurları bir araya getirerek “tek durak” kavramı ile yaşama geçirilecektir.


İzmir’in ve Türkiye’nin sağlık teknolojileri konusunda kalkınmasına destek olacak


Bölgesel, ulusal ve uluslararası bağlamda İzmir’in sağlık girişimleri ve inovasyonu kavşağı haline gelmesine hizmet verecek İzmir Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen Bioİzmir Projesi, Türkiye’nin sağlık teknolojileri konusunda kalkınmasına destek olacaktır. Bioİzmir ile ilgili olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Mehmet Füzün şöyle konuştu: ‘’ Başta İzmir olmak üzere ve öncelikli olarak özel sektörün (ilaç, tıbbi cihaz ve malzeme, tanı kiti vb.) sağlık AR-GE ve inovasyon kapatisesinin arttırılması önceliklerimizdendir. Özel sektörün üretimi pazara aktarabileceği Pilot Üretim Kolaylaştırıcı Birimi kurulması, sağlık alanında yurtdışı kaynaklara bağımlılığın azalmasını hedefliyoruz. Dokuz Eylül Üniversitesi olarak böyle bir projede yer almaktan çok memnunuz. Yeni proje ve işbirlikleri ile sesimizi daha çok duyuracağız.’’


Uluslararası Sağlık Teknoloji İşbirliği Ağları Oluşturacağız


Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve aynı zamanda DEPARK Yönetim Kurulu Başkanı olan Prof. Dr. Murat Özgören: ‘’Bioİzmir Girişimi, İzmir’in sağlık inovasyonu alanında geçit noktası haline getirecek kilit taşıdır. Geniş bir kapsamda hedeflenen değişimi gerçekleştirecektir. Sağlık AR-GE ve inovasyonu konusunda ulusal ve uluslararası sağlık konulu proje çağrılarına üniversite-sanayi işbirliği sağlanarak daha fazla sayıda proje gönderilmesi ve akredite edilmiş laboratuarlar ve testlerin Türkiye'de uygulanabilir hale getirilmesi önemlidir. Kalite Kontrol Yönetimi ve Sertifikasyon sisteminin geliştirilmesi ile tıbbi cihaz, ilaç vb. üretim alanlarında zaman ve maddi kaybın önlenmesi, sağlık teknolojileri geliştirme, kuluçkalama ve hızlandırmada ulusal temas noktası oluşturulması, Uluslararası Sağlık Teknolojileri işbirliği ağlarının oluşturulması bizim ana amaçlarımızdandır.’’




Sağlık Alanı İzmir İçin Öncü Sektörlerden Biridir


Doç.Dr. Adile Öniz koordinatörlüğünde yürütülen İzmir Sağlık Teknolojileri Geliştirici ve Hızlandırıcısı (Bioİzmir) projesi için İzmir Kalkınma Ajansı ile sözleşme imzalanarak proje hayata geçirilmiştir. Projenin bütçesi 9 milyon 240 bin TL olup, proje süresi 24 aydır. Doç. Dr. Adile Öniz: ‘’İzmir Sağlık Teknolojileri Geliştirici ve Hızlandırıcısı Projesi (Bioİzmir), laboratuvardan yatak kenarına diye adlandırılan zincirde yer alan önemli unsurları İzmir’de bir araya getirerek, “tek durak” kavramı ile yaşama geçirilecek, sağlık alanında fikirden ürüne ve pazara kadar ilerleyen tüm aşamalarda hem sanayiciye, hem de akademisyene “kolaylaştırıcı”, “hızlandırıcı”, “geliştirici”, “eş uyumluluk sağlayıcı”, “bir araya getirici” etki yapacaktır.  Sağlık turizminden tıp fakültelerine, araştırma merkezlerinden teknoloji geliştirme bölgelerine kadar İzmir’in sahip olduğu potansiyelin farkındalığıyla İzmir’i güçlü bir oyuncu olarak ve global bir sağlık inovasyon merkezine dönüştürmek için hızla çalışmaktayız. Sağlık turizmi ve termal turizm, İzmir’e değerli yatırım fırsatları sunmaktadır. Sağlık alanı, İzmir için öncü sektörlerden biri olarak nitelendirilmektedir. 2014-2023 İzmir Bölge Planı için yapılan ön çalışma raporlarında, İzmir’in sağlık hizmetleri açısından Türkiye ortalamasının üzerinde bir görünüme sahip olduğu vurgulanmaktadır. İzmir’de devam etmekte olan ve planlanan oldukça büyük ve önemli sağlık yatırımlarının devreye girmesiyle birlikte sağlık sektöründe daha da önemli iyileşmeler sağlanacağı ifade edilmektedir’’ şeklinde konuştu.


Bioİzmir Yerli Sanayinin Yanında Yer Almaktadır



‘’Tıbbi Cihaz Sanayi çok hızla gelişmektedir ve gelinen noktada olağan üstü geniş çeşitlilikte ürünü içermektedir. Bu nedenle Bioİzmir yerli üreticinin yanında yer almaktadır’’ vurgusunu yapan Öniz, sözlerine şöyle devam etti: ‘’Bandaj ve şırınga gibi geleneksel ürünlerden; biyo-iletişim, nanoteknoloji, tasarlanmış-işlenmiş hücre gibi çok gelişmiş sofistike ürünlere kadar yüz binlerce ürünü kapsamaktadır. Tıbbi Cihaz sanayi Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinin başlıca tetikleyici sektörü; inovasyonun büyük aktörüdür. Dünya tıbbi cihaz sektör pazarı 2012 yılında 307,7 milyar ABD Dolarıdır. 2005-2010 yılları arasındaki yıllık bileşik büyüme oranının yüzde 7,5 ve 2007-2011 yılları arasında yüzde 7,9 olması tıbbi cihaz pazarının son derece geniş, dinamik ve rekabetçi bir Pazar olduğunu göstermektedir. 2011 yılı verilerine göre, Türkiye yaklaşık 1,96 milyar ABD Doları olan pazarı ile dünya sıralamasında 19’uncu ülkedir. İthalatın pazar gereksinimlerini karşılama oranının yüzde 85’dir. Tıbbi cihazlar kapsamındaki ürünlerin neredeyse tamamının ithalat yoluyla karşılanması demek olan bu durum Türkiye’deki tıbbi cihazların üretiminin halen istenen düzeyde olmadığının göstergesidir. Sektör teknolojik olarak önemli ölçüde dışa bağımlıdır. Genelde konvansiyonel cihazlar üretilmekte olup ileri teknoloji ve bilgi gerektiren katma değeri yüksek ürünler ithal edilmektedir. Türkiye’de tıbbi cihazlar kapsamındaki ürünleri üreten yerli firmalar vardır. Ancak bunların birçoğu yabancı büyük firmalarla rekabet edebilecek durumda değildir.’’

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder